Yerçekimi Nedir? Yerçekimi Nasıl Oluşur?

Bu yazıyı paylaşmak için;
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Yerçekimi Nedir? Kütle Çekim Kuvveti Nedir?

Yer çekimi ya da kütle çekim kuvveti, kütleye sahip cisimlerin birbirlerine uyguladıkları görünmez bir kuvvettir. Kütle ne kadar büyürse diğer cisimlere etkisi daha çok artmaktadır. Şöyle ki büyük bir kütleye sahip olan Dünya, daha küçük kütleye sahip bizleri kendi merkezine doğru çekerek bizi üzerinde tutabilmektedir. Gelin hep birlikte yer çekimi kavramının nasıl orataya çıktığını ve tarihsel gelişimini inceleyelim.

Yer Çekimi Nasıl Bulundu

Yunan filozof Aristo, ağır cisimlerin hafif cisemlere göre daha hızlı yere düştüğünü fark ederek Yer çekiminin varlığını ilk farkeden kişi olmuştur. Bu keşfini M.Ö 4. yüz yılda gerçekleştirmiştir. Bu keşiften yüzyıllar sonra 16.yy’da yaşamış İtalyan bilim adamı Galileo, havanın bir sürtünme kuvvetine sahip olduğunu bulmuştur. Aslında tüm cisimlerin aynı hızda yere düştüğünü, düşme hızının düşülen yükseklikle alakalı olduğunu ortaya sürmüştür.

isaac newton yerçekimi

Isaac Newton’un kafasına düşen elma hikayesini herkes bilir. Fakat Newton bu seviyelere gelene kadar konu hakkında çok fazla emek harcamıştır. Peki Aristo zamanından beri bilinen bu kuvveti neden Newton buldu diyoruz? Aslında Isaac Newton Kütle Çekim Kuvveti‘ni bulmuştur. Newton büyük kütleli cisimlerin kendinden daha küçük kütleli cisimleri çektiğini keşfeden ilk insandır. Newton’un bu kuramı sayesinde Güneş Sistemi, gezegenler ve uzaydaki pek çok bilinmezlik aydınlığa kavuşmuştur.

Einstein ve Yerçekimi Teorisi

Einstein Genel Görelelik Kavramı

Dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein ise Newton’dan çok daha farklı bir teori ortaya atmıştır. Cisimlerin birbirini çekmediğini uzayın cisimleri ittiğini öne sürmüştür. Einstein’ın genel görelelik kuramında geçen bu bilgiyi açıklamak gerekirse: Einstein uzayın tamamen bir boşluk olmadığını, çarşaf gibi katmanlardan oluştuğunu söylemektedir. Cisimler ağırlıklarına göre bu katmanlarda uzay zaman katmanlarını bükmekte ve böylelikle cisimlerin birbirini çektiğini öne sürmektedir.

Einstein’ın teorisi zamanla gerçekliğini ispatlamıştır. Bu durumda Newton’a tamamen haksız diyemeyiz. Konu Dünya ve içerisindeki fizik kuralları olduğunda Newtonun ileriye sürdüğü teoriler geçerliliğini korumaktadır. Ancak uzaydaki devasa boyuttaki gök cisimleri için Einstein’ın ortaya attığı Genel Görelelik Kuramı geçerlidir.

Yer Çekimi Olmasaydı Ne Olurdu

  • Yerçekimine bağlı olarak gelişen kaslarımız gelişemezdi ve fiziksel görünüşümüz daha farklı olurdu.
  • Hepimiz uzaya fırlardık, zıpladığımız zaman yere geri inemezdik 🙂
  • Yer çekimi olmasa evrendeki her şey atomlarına ayrılırdı. Hiçbir cisim bütünlüğünü koruyamazdı.
  • Bilimsel olarak nedeni bilinmemekle birlikte yer çekimsiz ortamda kırmızı kan hücreleri gelişim gösterememektedir. Herkeste uzay kansızlığı olarak bilinen bir hastalık oluşmaya başlardı.



Bu yazıyı paylaşmak için;
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin